Yeni metod, Intel'in geleneksel AR-GE gününde gösterildi. Bu yöntem Moore kanunun, önümüzdeki on yılda geçerliliğini koruyacağını gösteriyor.
Litografik teknikler 60'lı yıllardan beri işlemci yapımında kullanılıyor. Litografyada sorun şu: oluşturacağınız desen küçüldükçe, maskenin direnen malzeme üzerinde oluşturduğu şekilde bozulmalar oluyor. Misal, dikdörtgen oluşturmak isterken, oval bir şekil oluşuyor. Bunun için günümüzde orijinalden farklı maske yapılıp, düzgün şekiller oluşması sağlanıyordu. Ama artık bu yöntem de, yani optik yuvarlama tekniği de yetersiz kalıyor.
Yeni yöntem ile desen piksel piksel oluşturuluyor. Maske aslında cam üzerinde yanyana açılmış küçük küçük delikler. Maske tamamen saydam, desen anca ışık tuttuğunuzda gözüküyor.
Intel bu yöntemle 65 nm'lik bir örneği üretti, sırada 45 nm'lik örneği yapmak var. Şu videoda ise yeni maskenin görüntülerine ulaşabilirsiniz.
Soldaki resim oluşturulan desen, sağdaki resim ise piksellenmiş litografyada kullanılan maske. Kırmızı noktalar camdaki delikleri temsil ediyor.
Kaynak: 1 , 2
Taşındım! Yeni adresim: http://nanoturkiye.net
30 Nisan 2008 Çarşamba
Intel'den Yeni Litografik Teknik: Pikselleme Litografya
29 Nisan 2008 Salı
Gümüş Nanoparçacıklar Aslında Zararlı İmiş!
Yıllardır, bilim adamları gümüşün sadece zararlı bakterileri öldürdüğünü düşünüyorlardı ve bu bilgiden dolayı da antimikrobiyel ürünlerde gümüş nanoparçacıkları kullanılıyordu.
Missouri Üniversitesi, İnşaat ve Çevre Mühendisliği Doçenti Zhiqiang Hu, gümüş nanoparçacıkların kanalizasyonlarda amonyağın temizlenmesi ile görevli yararlı bakterileri öldürdüğünü buldu. Gümüş nanoparçacıklar çok zararlı ve bakteri üremesini durduruyor.
İnternet üzerindeki nano ürün kataloğunda, nano gümüş en fazla üründe bulunan nanomalzeme: koku oluşturucu bakterileri öldüren ve bu sayede kokmayan çoraplar, gümüş nanoparçacık salan çamaşır makineleri bu ürünlerden bir kaçı. Kendimiz için faydalı ürünler, aslında çevreye zarar veriyormuş. Bu ürünler yaygınlaştığı için, nanogümüş parçacıkları lağım suyuna, kanalizasyonlara oradan da nehir ve okyanıslara karışacak.
Hu, bir sonraki çalışmasında gümüş nanoparçacıkların hangi orandan sonra, zararlı hale geldiğini bulmaya çalışacak. Ayrıca, gümüş nanoparçacıkların su arıtma sürecini nasıl etkileyeceğini de belirleyecek.
The Water Environment Research Foundation, Hu'ya nanoparçacıkların hangi seviyeden sonra aıtma tesislerini etkilediğini bulması için $150,000 bağışta bulundu. Hu nanoparçacıkların kirli sularda daha iyi yönetilebileceğini düşünüyor. Araştırmanın 2010 yılında bitmesi bekleniyor.
Makale Water Research and Environmental Science & Technology dergisinde yayınlandı.
Nano dünyası bizi şaşırmaya devam ediyor!28 Nisan 2008 Pazartesi
Toprağa İlk Kez Nanoseviyede Bakıldı
Cornell Üniversitesi araştırmacıları, dünyada toprağı ilk kez 50 nm seviyede incelediler. Toprakta çok farklı karbon bileşiklerin varlığı gözlemlendi. Araştırmayı yapan Johannes Lehmann.
Nature Geoscience'ın Nisan sayısında yayınlanan makaleye göre, topraktaki karbonun detaylı yapısını bilmek, topraktaki organik madde döngüsünü gerçekleştiren kimyasal süreçleri anlamaya yardımcı olacak. Mesela, toprak ıslanınca, sıcak ya da soğuk hale gelince malzemelere ne olur sorusuna cevap bulunabilir.Kuzey Amerika, Panama, Brezilya, Kenya ve Yeni Zelanda'dan alınan örneklerde karbon içeriği farklı olmasa da, toprakların kendi içinde yapısal farklılıklar gözlemlenmiş. Yani toprak homojen bir yapıda değil.
Lehmann, topraktaki bazı malzemelerin kökenini de buldu. Bazıları yaprak ve mikrop kalıntısı çıktı.
Bir sonraki hedef, toprağın yapısını tamamen ortaya çıkarmak.
Resimde nanoseviyedeki toprak topağında karbonlarının dağılımını görüyoruz. Görüntüler Odaklı X-Işını ile alınmış.
Kaynak: 1 , 2
26 Nisan 2008 Cumartesi
Dünya'nın En Küçük Kur'an-ı Kerim'i
Boyutları 9.8mm x 5.4 mm. Mit Enterprises Limited şirketi üretmiş. Üretim tam 2 yıl sürmüş.
Metin, altın ya da platinyumla elektron demeti teknolojisi ile yazılıyor. Yaptıkları ürüne, MEQA (Sanatsal Olarak Kur'anın Mikro Mühendislemesi) adını vermişler.
Dr. Mir Emad Mokhtari, Mir Enterprises Limited müdürü, “Şimdilik bu çiplerden 20 adet var dedi, fazla üretmeyi de düşünmüyoruz" dedi. Kur'an'a saygı gösterdikleri için, seri üretime geçilmeyecek, sadece önemli günler için üretim yapılacak.
Kur'an'ın yüzeyi zedelenmelere karşı kuvartz ile kaplanmış.
MEQA, Dubai'de 4 gün süren düğünde sergilendi.
Görüntülere ulaşma için şu siteye girin, Gallery kısmına bakın.
Ürün şu an İran, Suudi Arabistan, ABD ve İngiltere'de satılıyor.
Not: Kur'an metni Londra Merkez Camii, İslam Kültür Merkezince onaylı.
Kaynak: 1
Nanoteknoloji Tahmin Raporu Yayınlandı
Research and Markets 2011 yılında Dünya'da nanoteknolojinin durumunu tahmin eden bir rapor yayınladı. Raporun metnine ulaşamadım, çünkü en ucuz olan PDF kopyası bile 1142 dolar :)
Ama rapor hakkında kısa bir bilgi sitede yer alıyor. İngilizce olan metnin Türkçesini sizlerle paylaşayım dedim.
Önemli sonuçlar:
- Hızla ticarileşen nanoteknoloji piyasası, bir çok sektörü etkileyebilir: enerji, tekstil, canlı bilimi.
- Nanoteknoloji piyasasının 2007-2015 yılları arasında yıllık birleşik büyüme oranı %33 olması tahmin ediliyor.
- Tüketici ürünlerinin yıllık ortalama büyüme oranının 2005-2010 yılları arasında %9.4 olması bekleniyor.
- Nanoteknoloji üzerine harcama 2006'da %29 arttı.
- Nanoteknolojiye devlet yatırımları Avrupa, Kuzey Amerika ve Japonya ile başladı. Fakat Rusya, Çin, Brezilya, Türkiye ve Hindistan gibi ülkelerde de bu trend başladı. Bu ülkeler de sektöre ciddi yatırımlar yapıyor.
- Asya-Okyanusya nanoteknolojik ürünlerin en fazla satılacağı bölge olarak görülüyor. Bu bölgeyi Amerika ve Avrupa takip ediyor.
Raporda incelenen hususlar:
- Nanoteknoloji piyasasının günümüzdeki durumu.
- Nanoteknoloji piyasasının büyümesine sebep olan faktörler.
- Nanoteknolojinin bir çok uygulama alanında incelenmesi ve gelecek hakkında görüşler.
- Gelişmiş ve gelişen ülkelerin endüstri profili (Amerika, Japonya, Çin, Hindistan, Hindistan, Rusya, Brezilya vs.)
- Küresel nanoteknoloji pazarında belirginleşen trendler.
- Nanoteknolojine pazarına girmesi muhtemel alanlar.
- Nanoteknoloji pazarının gelişmesini engelleyecek faktörler.
Bilgi kaynakları
Kitaplari, gazeteler, ticari dergiler, raporlar, endüstri portalları, devlet ajentaları, ticari ortaklıklar, 3000 farklı veritabanı vs.
Rapor 145 sayfa.
Kaynak: 1
Nanotüp Tabakalarının Yeni Bir Özelliği Bulundu
Dallas Texas Üniversitesi nanoteknoloji araştırmacıları, Brezilya'daki ortakları ile, karbon nanotüp kağıtlarının gerildikleri ya da homojen bir şekilde sıkıştırıldıklarında tuhaf mekanik özellik sergilediğini buldular. Bu tuhaf özellikler kompozit, sensör ve yapay kas gibi uygulamalarda uygulanabilir. Grubun çalışması Science dergisinin 25 Nisan sayısında yayınlandı.
özel olarak yapılmış, dublör "buckykağıtlar" boyuna çekildiği zaman genişlikleri artıyor. Aynı malzeme sıkıştırıldığı zaman da, boy ve genişliği artıyor. Bu özelliğe sahip bir başka malzeme daha var, hem de 2000 yıldır kullanılıyor: şarap şişesindeki mantar.
Dr. Ray H. Baughman'ın grubu tek katmanlı nanotüp (TKKN) ve çok katmanlı nanotüpten (ÇKKN) oluşan karışım yaptılar. Karışımın Poisson oranının ÇKKN'lerin miktarı arttıkça, eksi değere doğru kaydığı gözlemlendi.
Karışımdaki TKKN ve ÇKKN oranı ayarlanarak Poisson oranı sıfır yapılabilir. Bu da AKM'lerde (Atomik Kuvvet Mikroskopu) de kullanılan manivelaların bükülme sonrası genişliğinin artmaması için kullanılabilir.
Resimde karışımdaki karbon nanotüplerin AKM resmi görülüyor.
Kaynak: 1
25 Nisan 2008 Cuma
Nanoparçacıklı Sargı Bezi Kanamadan Dolayı Ölümü Azaltacak
Sargı bezinin yapısı Birinci Dünya Savaşı'ndan beri pek değişmedi ama yakın zamanda değişim kaçınılmaz gibi.
Kimyacılar pamuk sergi bezine nanoparçacık ekledikten sonra sargı bezinin kan durdurma özelliği iyileşti. Bez, boğaz ve kasık gibi basınç uygulamanın zor olduğu bölgelerde bile kanı durdurabiliyor. Yeni malzeme ile hastaneye götürülürken yolda kan kaybederek ölen insan sayısı azaltılabilir.
Ürünü Z-Medica adlı medikal şirket üretiyor. Şirketin CEO'su Ray Huey askeriyenin 11 Eylül olaylarından sonra kanamayı durduracak teknoloji arayışına girdiğini belirtti.
Askeriye yüksek teknoloji medikal ürünlerin testini yaptığında, kazanan Z-Medica'nın ilk ürünü idi: QuickClot. Bu ürün bir toz ve yaranın üstüne dökülüyor. Kısa bir zaman sonra, ürün Irak ve Afganistan'daki askeri birliklere yollanmış. Yalnız ürünle ilgili şikayetler gelmiş. Sorun ise toz kan ile temas edince ortaya çıkan yanma hissi. Bu surumda optimum çözümün bu toz olmadığı anlaşılmış.Askeriye bu sefer Galen Stucky grubuna danıştı. Galen Stucky, inorganik malzeme araştımasında en iyi gruplardan biri. Stucky ve bir kaç mezun öğrenci ısı problemini çözdü, bu sayede bir çok patent aldılar ve Z-Medica ile ticari ilişkiye girdiler.
Sorunun çözümü ise QuickClot yerine 50 yıldır tıpta kullanılan bir malzeme kullanmak: kaolin kili. Bu madde kan pıhtılaşmaasını tetikleyen aluminosilikat nanoparçacıkları bakımından zengin.
Z-Medica bu olaydan hemen sonra koalin ile sargı bezini birleştirerek, kullanımını kolaylaştırdı. Sargı bezinin prototipi 2 hafta sonra üretilmiş. 18 Aralık 2007'de de piyasaya sürülmüş.
Aşağıdaki videoda Quickclot'un etkisini görebilirsiniz:
Kaynak: 1