Şu an nanoteknolojide ABD, Japonya ve Almanya'dan sonra dördüncü sırada bulunan Güney Kore'nin 2015 hedefi 3.'lüğe yükselmek.
Kore'nin bir başka hedefi de önemli 30 teknolojide 500 şirkete sahip olmak.
Devlet son sekiz yıldır endüstriye 1.4 milyar $, Ar-Ge'ye 0.95 milyar $, 3.25 milyon $ altyapı için ve 74.56 milyon $ da eğitim için ayırmış.
Türkiye'nin de böyle hedefler koyması lazım artık, değil mi?
Kaynak: 1
Taşındım! Yeni adresim: http://nanoturkiye.net
27 Aralık 2008 Cumartesi
Güney Kore Üçüncü Olmak İstiyor
26 Aralık 2008 Cuma
Rusya'nın İlk Nanoteknoloji Risk Sermayesi
Rosnano yönetim kurulu risk sermayesi oluşturma projesini onayladı. Ortak olarak ise Moskova'daki SKOLKOVO işletme okulu seçildi. Sermayenin toplam miktarı 2 milyar ruble (69 milyon $), bu miktarın yarısını SKOLKOVO oluşturacak.
Rosnano'nun bu hareketi, kurumun eğitim ve yatırım problemlerini birleştirme görevinin açıkça bir örneği olarak görülüyor. Sermaye hem nanoteknolojik araştırmaların ticarileştirilmesini sağlayacak, hem de okul sayesinde eğitim verilecek. İşletme okulunun hocaları kaliteli iş planlarının, pazar analizlerinin gelmesi için uğraşacak.
Rosnano ile işbirliğimiz sonucunda elimize geçecek fırsatların farkındayız. 2009 yılında açılacak SKOLKOVO MBA programında ise öğrencilerimizden kendi iş planlarını oluşturmalarını isteyeceğiz. En iyi projeler destek görecek. Bunun Rusya için faydalı olacağını düşünüyoum - Andrey Volkov, SKOLKOVO Rektörü
Ülkemizde nanoteknoloji projelerini destekleyen risk sermayesi şirketi ise Golden Horn.
Kaynak: 1
21 Aralık 2008 Pazar
En Hızlı Grafen Tranzistörü
IBM silikon en yüksek frekansta (26 GHz) çalışan grafen tranzistörünü yaptığını açıkladı.
Grafen son yıllarda birçok araştırmacının dikkatini çekti, herkes bu malzeme ile ilgilenmeye başladı. Bu malzemeyi Moore Yasası'nı bir şekilde devam ettirmek için elektronik uygulamalarda kullanacaklar. Nedir bu grafen? Tek katmanlı karbon atomlarından oluşan bir karbon allotropu. Kurşun kalemlerde üst üste dizilmiş binlerce grafen tabakası bulunmaktadır.
Grafen tranzistörü
Şimdilik geçit uzunluğu 150 nm'lik tranzistör için bir sonraki hedef geçit uzunluğunu 50 nm'ye düşürmek.
Tranzistörün ideal şartlarda 26 GHz'lik frekansa ulaştığını gösteren grafik
Nano Letters'daki makale için tıklayın.
Not: Grafenin grafin olmadığını öğrenmeme yardımcı olan Yahoyt'a tekrar teşekkürler.
Kaynak: 1
Karbon Nanotüpleri Ayırma Yöntemi
Blogda 2 çeşit karbon nanotüpten bahsetmiştik zamanında: tek katmanlı ve çok katmanlı. Güneş pillerinin önemli bir bileşeni olan saydam iletkenlerde kullanıldığı zaman avantaj sağlayan çift katmanlı karbon nanotüplerin de önemi artıyor. Çift katmanlı nanotüpler, adından da anlaşıldığı gibi, iki atom kalınlığındaki karbon nanotüpler.
Karbon nanotüp üretim yöntemlerindeki en önemli eksik, reaksiyon sonucu oluşan farklı tip nanotüpleri birbirinden ayıracak bir sistemin olmaması. Nanotüp üretiliyor ama hepsi istediğimiz tipten olmuyor.
Northwestern Üniversitesi'nden iki araştırmacı, çift katmanlı karbon nanotüp üretimi için bir çözüm bulmuşlar. Yöntemin ismi ise yoğunluk gradient ultrasantrifigasyonu! Yöntem tek katmanlı ve çok katmanlı nanotüplerden, çift katmanlıları yoğunluk farkını kullanarak ayırıyor.
Makale Nature Nanotechnology dergisinde yayınlandı. Makale burada. [Üyelik gerektirebilir]
Kaynak: 1
“Nanomalzemelerin özellikleri boyutlarına aşırı derecede bağlıdır. Bu malzemeleri bir uygulamada kullanıp, güzel performans sağlayabilmek için; kullandığınız malzemelerin boyutları benzer olmalı. Bizim buluşumuz da tam bu sorunu çözüyor.” Mark Hersam
20 Aralık 2008 Cumartesi
Bangalor Hindistan'ın Nanoşehri
Hindistan'ın Silikon Vadisi Bangalor, 2. Bangalor Nano etkinliğinde Karnataka hükümeti tarafından Hindistan'ın Nanoşehri ilan edildi.
Karnataka hükümeti nanobilim ve nanoteknoloji alanlarında AR-GE yapmayı, küçük, orta ve büyük şirketler kurup ticari ürün çıkarmayı teşvik etmek için, ellerinden geleni yapacaklarını açıkladı. Parasal desteğe ek olarak, Karnataka hükümeti 56.656 m2 (14 akr) hükümet arazisini Nanoteknoloji Enstitüsü'nü kurmaya tahsis etti. Karnataka hükümeti ayrıca Nano Park ve Kuluçka Merkezi de kurmayı planlıyor.
"Artık herkes nanoteknolojinin endüstri ve ekonomiyi çarpıcı şekilde değiştirdiğini kabul ediyor. 2. Bangalor Nano etkinliğinin temasının "Hindistan'ın geleceği için nanoteknoloji" olması çok manidar. Bangalor Nano, girişimcileri profesyonellerle, risk sermayecilerle biraraya getirdi. Farklı sektör ve araştırmalar için de bu tip platformlara ihtiyacımız var. " Shri. M. Hamid Ansari
Kaynak: 1
Doğal Yöntemlerle Karbon Nanotüp Bozunması
Pittsburgh Üniversitesi'ndeki araştırmacılar karbon nanotüplerin doğal yolla bozulmasını sağlayacak bir yöntemi keşfettiler. Bu buluş, birçok alanda kullanılan ve kullanılması beklenen nanomalzemelerin sağlık ve çevre problemi endişelerini azaltacağa benziyor.
Doğal bozunma yabanturpu peroksidaz enzimi (HRP) ile 12 haftada tamamlanıyor.
"Karbon nanotüplerin birçok farklı güzel özelliklerinin olması, uygulama alanlarını artırdı. Bu da çok fazla karbon nanotüp üretimine sebep oldu. Günümüzde karbon nanotüplerin zehirlilikleri hâlâ tartışılıyor. Nanotüp üretimi sırasında, çalışanların üstüne bir şekilde nanotüpler birikiyor; çok fazla nanomalzeme kullanımı çevre kirliliğine de yol açabilir. Biz bu malzemelerden çevreye zarar vermeden nasıl kurtulabileceğimizi gösterdik." Alexander StarNano Letters dergisinde yayınlanan makaleye ulaşmak için tıklayın.
Kaynak: 1
16 Aralık 2008 Salı
Feynman Ödülü 2008 Sonuçları Açıklandı
Foresight Ensititüsü tarafından her yıl verilen Feynman ödülünün bu yılki sahipleri James M. Tour ve George C. Schatz oldu.
James M. Tour deney kategorisindeki ödülünü nanoarabaları ürettiği için aldı. Prof. Tour moleküler elektronik, karbon nanotüp modifikasyonu, kompozit oluşması, moleküler motor üretimi ve nanoarabalar konuları üzerine 330'dan fazla makale yayınlamış. Nanoarabaların üretilmesi ve araştırılması, aşağıdan yukarıya moleküler üretim için çok değerli çalışmalar.
Nanoaraba nedir? H şeklinde bir şekle sahip. Tekerlekleri 4 adet buckyball'dan oluşuyor. Fullerenlerin yüzeyler üzerindeki hareketlerini anlamak için üretilmişler. Bu adreste nanoaraba ile ilgili bir oyun oynayabilirsiniz.
21 Aralık 2008 eklemesi: Arabayı yapmak 8 yıl sürmüş. Tour, buluşunun patentini almamış, çünkü patentini alacağı teknoloji kullanılmaya başlayasıya kadar, patentinin süresinin dolması çok muhtemel.
Teori kategorisindeki ödülün sahibi George C. Schatz nanoüretim ve algılama alanında teorik katkılarda bulunmuş. Schatz'ın 3 tane kitabı, sayısal kimya ile ilgili 500'den fazla makalesi bulunuyor. Derin kalem nanolitografyası modellemesi, optimizasyonu ve metalik nanonoktacıkların plazmon etkileri konularında ilk atıflara sahip kişi. Teorik çalışmalarının moleküler makine sistemlerine katkıda bulunacağı düşünülüyor.
Bu adreste Schatz'ın bir konuşmasını izleyebilirsiniz.
Kaynak: 1, 2
13 Aralık 2008 Cumartesi
Nanoçocuk'un Maceraları TRT Çocuk Ekranlarında
1 Kasım'da açılan TRT Çocuk kanalında "Nanoçocuk'un Yeni Maceraları" adlı bir çizgi film yayınlıyormuş. İlk duyduğumda çizgi filmin nanoteknolojiyi çocuklara anlattığını düşündüm, ama gerçek tam düşündüğüm gibi değilmiş.
Çizgi filmin ana kahramanı Oscar. Bir nanoteknoloji uzmanı olan babası tarafından nanoçocuk olma yeteneği kazanmış. İlk başta, 9 yaşındaki uslu, masum bir çocuk olan Oscar; daha sonraları mikrodünya seviyesine inerek takım arkadaşları ile mikroplara ve bakterilere karşı savaşıyor.
Oscar, mikrodünyadaki takım arkadaşları Isaac Nevron (Einstein'ın beyninden canlı kurtulan son nöron), Corona Jane, Commander Flag ile nanorobot üreterek "Mikroevreni" yok etmeye çalışan Czar Zar'a karşı savaşıyorlar.
Çizgi film 2005 yılında Singapur'da kurulan Scrawl Stüdyoları tarafından yapılmış. İlk başta Asya ülkelerinde ilgi gören çizgi film, daha sonra Avrupa ve ABD'de kanallarında da gösterilmeye başlanmış. Scrawl'un bu başarısı küçük animasyon şirketlerinin de Dünya çapında işler yapabileceğini gösteriyor. Czar Zar
Çizgi film direk nanoteknoloji ile ilgili olmasa da, "nano" kelimesinin duyulmasını sağlayacak gibi. En azından çocuklar nano'nun küçük (Yunanca: cüce) birşeylerle ilgili olacağını bilecekler.
Türkiye'de de yeni kurulan Animasyon Teknolojileri ve Oyun Geliştirme Merkezi (ATOM) Kuluçka Merkezi'nden çıkacak bir animasyon şirketi de böyle Dünya çapında başarılara imza atar umarım. Nanoteknolojiyi çocuklara anlatan Türkçe çizgi film hoş olur mesela. :-)
Bu arada ilgilenenler için "Nanoçocuk'un Yeni Maceraları" hafta içi her gün 11:25'te, hafta sonu ise 10:30'da TRT Çocuk kanalında.
Kaynak: 1 , 2 , 3
12 Aralık 2008 Cuma
Din Nanoteknolojiden Sakındırıyor Mu?
BBC'de 8 Aralık'ta Nature Nanotechnology dergisinde yayınlanacak bir çalışmadan bahsedildi.
Nature Nanotechnology'deki araştırmaya göre nanoteknolojiye bakış açınızın kültürünüz ve dininiz tarafından belirlenme ihtimali var.
"Eğer inançlı iseniz, nanoteknolojiye olumsuz bakmanız kuvvetle muhtemel." diyor BBC.Birkaç paragraf aşağıda ise
"Araştırmanın amacının, insanların değil ülkelerin dindarlığı ile ülkelerin nanoteknolojiye bakışı arasındaki ilişkiyi bulmak." - Pr. Dietram Scheufele
Araştırma sonuçları bilim adamlarının ve siyasetçilerin nanoteknolojinin kullanımını düzenleyecek kararlarında etkisi olabilirmiş.
12 Avrupa ülkesinin ve ABD'nin "dindarlık" seviyesi ve nanoteknolojiye bakışları belirlenmiş. Sonuç olarak, İrlanda ve İtalya gibi "dindarlık" seviyesi yüksek ülkelerin, nanoteknolojiyi kabullenmediği; Hollanda ve Belçika gibi daha az "dindar" olan ülkelerin ise kabullendiği ortaya çıkmış.
"Din sezgisel bir filtre görevi görüyor. Daha dindar insanlar bilgiye farklı bakıyor, din insanlara hayatlarında yol gösterici oluyor." - Pr. Dietram Scheufele
Araştırmada nanoteknolojiye en çok karşı çıkan ülke Amerika çıkmış. Nanoteknolojiyi en fazla kullanan ülke, hem de en fazla karşı çıkanlar arasındalar.
Araştırma ile ilgili birçok sorun var.
1) Nanoteknoloji nedir? Resmî bir tanımı olmayan bir teknoloji hakkında insanların ne düşündüğü nasıl bilebiliriz? Kimisi nanoteknoloji deyince daha faydalı malzemeler yapmak anlayabilir, kimisi de - BBC'nin haberine göre - nanoseviyede yaratık üretme. (nasıl olacaksa?) Bu iki tanıma bakınca, müslüman ya da hristiyan biri ilk tanıma itiraz etmez iken, ikinci tanıma karşı çıkacaktır.
2) Nanoteknolojiyi bilme oranı: Daha geçenlerde ABD'de çok az kişinin nanoteknoloji kelimesini duyduğu ortaya çıkmıştı. Nanoteknolojinin tanımı belli olsa bile, nanoteknoloji toplumda bilinmediği için, toplumun doğru bir görüş belirtmesini bekleyemeyiz. [Bunu araştırmayı yapan Dietram Scheufele de kendisi ile yapılan röportajda söylemiş. "ABD piyasada en fazla nanoürün bulunduran ülke, ama insanlar farkında değil. Medyada da nanoteknolojiye fazla ilgi yok."]
3) Bağıntı neden olmayı gerektirmez: Nanoteknolojiye bakış açısı ile dindarlık arasındaki ilişki; dindarlığın nanoteknolojiye bakış açısını belirlediği anlamına gelmez. Bu iddia şuna benziyor:
1950'ye göre atmosferdeki CO2 seviyesi ve suç işleme oranları artmış durumda. O zaman CO2 artışı, suçları da artırır.
Sonuç olarak, araştırmanın bir fayda getirmeyeceğini düşnüyorum. Belirsizliklerle ve zıtlıklarla dolu bir çalışma.
11 Aralık 2008 Perşembe
Bütün Umutlar Obama Hükümetinde
Amerika'daki Ulusal Araştırma Kurulu dün (10 Aralık 2008) çok kritik bir rapor yayınladı. Rapor Bush yönetiminin nanoteknolojinin çevre, sağlık ve güvnlik konularının anlama ve bu konulardan doğacak problemleri çözmedeki eksiklerini ortaya koyuyor.
Rapor, nanoteknolojinin potansiyel risklerinden korunmak için yapılması gerekenleri anlatan önemli ölçüde yenilenmiş bir stratejik plan.
Project on Emerging Nanotechnologies (PEN) Başkanı David Rejeski rapordaki "öğrenilen dersler" başlığındaki maddelerin Barack Obama yönetimine yardımcı olacağını düşünüyor.
“Bush hükümetinin PEN uzmanlarının, nanoteknoloji endüstrisinden kişilerin, meclisteki her iki partiden de üyelerin düzeltilmiş sağlık ve güvenlik risk araştırma planı çağrılarını dinlememesi çok üzücü. Onların bu ertelemesi, yatırımcı ve müşteri güvenini zedeledi. Yönetim toplum sağlığını ve güvenliğini riske attı. Gecikme ile 14 milyarlık devlet ve özel sektör yatırımı ve bu teknolojinin sağlık, enerji ve üretim gibi sektörlerde ortaya çıkaracağı iyileşmeler tehlike altına girdi. Fakat ben bu raporun sonraki hükümet için bu kaybedilmiş zamanın telafisi için bir yol haritası olacağını düşünüyorum. İşin doğru yapılmasının zamanı geldi.” - David Rejeski
National Nanotechnology Initiative (NNI) tarafından hazırlanan rapora [pdf] birçok kesimden tepki gelmiş. PEN de bu tepki verenler arasında.
PNE'in itiraz ettiği noktalardan birkaçı:
1 - NNI raporunda söz konusu risklerin şu anki durumu, 10 yıl sonraki durumu hakkında çok net bir bigi verilmiyor.
2 - Nanoteknolojinin olabildiğince güvenli olması için gerekli araştırma hedefleri yok.
3 - Bu riskleri araştırma esnasında toplumun farklı kesimlerinden temsilciler de olmalı. Sadece devlet araştırması yeterli değil.
4 - Rapor şu an yapılan araştırmaları abartıyor. Mesela, sağlık ile ilgili birçok çalışmanın amacı nanomalzemeler kullanarak tedavi bulma; nanomalzemelerin sağlığa etkisini bulma değil.
PEN daha önce ABD cumhurbaşkanı için bir başka yol planı hazırlamıştı.
Bakalım Obama hükümeti gerekli adımları atacak mı? İlk defa bir teknolojinin çevreye verebileceği zararlar daha önceden engellenecek mi?
9 Aralık 2008 Salı
Nanohırsızlar Yakalanacak
Rosnano başkanı Anatoliy Çubays 3-5 Aralık'ta yapılan Uluslararası Nanoteknoloji Forumu'nda nanoteknoloji kullanmadığı halde ürünlerinde "nano" öneki kullanan şirketlerle savaşacaklarını açıkladı.
"Sırf dikkat çekmek için şirket isimlerinde ve ürünlerinde "nano" öneki kullanan üçkağıtçıları ortaya çıkaracak standartlar sistemi uygulayacağız." - Anatoliy Çubays
Uygulama sadece Rusya'da üretilen mallar için geçerli olacak. Moscow Times ve Nanowerk iPod nano'ya bir şey olmayacak demiş. Ama iPod nano zaten gerçekten nanoteknolojik bir ürün. Çünkü iPod nano 2007 yılında Nobel ödülü alan dev magnetorezistans etkisini kullanıyor. Daha fazla bilgi için şu blog yazılarına bakın: 1 , 2
Bazı üreticiler konuşmayı çok doğru bulmamışlar. 2 yıl önce inşaat malzemelerinde nanoteknoloji kullanmak için harekete geçen firma, inşaat sektöründe kimsenin daha iyi malzemeler kullanmaya ilgi göstermediğini anlayınca, yatırımdan vazgeçmiş. Şirketin isminde de "nano" öneki kalmış tabi ki.
Bakalım Rusya bu uygulamada başarılı olabilecek mi? Nanoteknolojinin ciddiyetinin korunması lazım.
Kaynak: 1
Not: Bu arada haberde antibakteriyel çorapların 180-340 ruble arası fiyata satıldığı yazıyor. Dolar olarak bu fiyat 6.50-12 $ ediyor, fakat bir Rus için çok büyük bir fiyat. Garibime gitti.
NanoVector Biyolojik Nanoparçacık Taşıma Sistemini Ticarileştirdi
NanoVector, Stefan Franzen ve Steven Lommel tarafından geliştirilen bitki virüsü ile nanoparçacık ilaç taşıma sistemini lisansladığını açıkladı.
"Bu teknoloji daha yüksek verimlilikte ve daha az yan etki ile seçici tümör hedefleme ve hücre arası kanser tedavi eden malzeme gönderiminde diğerlerinden ayrılan bir teknoloji." Albert Bender, NanoVector CEO'su.
Bitki virüsü milyonlarca yıldır çalışan çok başarılı bir nanoparçacık taşıma sistemine sahip. Şu ana kadar ürettiğimiz en iyi kimyasal nanoparçacıktan daha üstün. - Albert Barden
Virüsün en önemli özelliği içindeki sensör-bırakma sistemi. İyileştirici bir ajan taşıyan virüs hücreye girdiği zaman, kimyasal ortamdaki değişimi seziyor ve otomatik olarak kargosunu boşaltıyor. O yüzden zehirli ajan sadece hücrede salınıyor, hiçbir zaman kanda salınmıyor.
Böylece kanın içindeki sağlıklı hücrelerin kanser ilaçları tarafından zarar görme riski en aza indirilmiş oluyor.
Virüsün bir diğer özelliği de hücreye içine girdikten sonra kargosunu bir anda salıvermemesi. Virüse ilk başka importinler yapışıyor, ve bu importinler virüsü hüre çekirdeğine yönlendiriyor. Böylece ilacın verimliliği artıyor. İlacın direk çekirdeğe gönderilmesi, şimdiki terapi mekanizmalarında karşılaşılan çoklu-ilaç direncini kırmaya yarıyor. Virüs içindeki ilacı en kötü ortamlarda bile çok güçlü bir şekilde saklıyor.
Virüs insanlar için zararsız ve herhangi bir hücreye tipine yönlendirilmediği sürece de organlarda veya sağlıklı dokularda birikmiyor.
NanoVector North Carolina Bioteknoloji Merkezi'nden 1.000.000 $ yatırım almış bir şirket. CEO'su Albert Bender daha önce 4 tane risk sermayesi şirketi kurup, 3 tanesini büyük şirketlere satabilmiş birisi. Kariyeri boyunca risk sermayesi şirketlerinin kendisine yaptığı toplam yatırım miktarı 150 milyon $.
Kaynak: 1 , 2
4 Aralık 2008 Perşembe
Rusya 10 Milyar $'lık Nanoteknoloji Programını Açıkladı
"Rusya orta vadede nanoteknolojiye 10 milyar $ ayırmayı düşünüyor."
Bu sözleri çarşamba günü Moskova'da başlayan Uluslararası Nanoteknoloji Forumu'nda Rusya başbakan vekili söyledi.
"Nanoteknoloji girişimlerine ayıracağımız 10 milyar dolar onaylandı ve bu paranın yarısı ROSNANO'dan geldi" (Sergey İvanov)
ROSNANO başkanı Anatoliy Çubays, önümüzdeki 3 ay içinde 20'den fazla projeye 714 milyon $ yatırım yapacaklarını söyledi.
Ivanov'un dediklerine göre Dünya'da nanoteknoloji alanında devlet, kurum ve risk sermayesi yatırımları geçen yıl 13.5 milyar $ olarak gerçekleşti.
Rusya nanoteknoloji alanında kaydedeceği gelişmelerle, hammadde bağımlılığından kurtulmayı hedefliyor.
Daha geçen yıl Temmuz'da Rusya'nın 7 milyar ayırdığını okumuştuk: 1 (Türkçe), 2 (İngilizce) - Yazılar UNAM'dan alınmıştır. Rusya bu nanoteknolojiyi ciddiye alıyor.
Kaynak: 1
25 Kasım 2008 Salı
Çiplerde Memristör Kullanımı
Dünya çapında birçok araştırma grubu bilgisayarların hızını artırmak için uğraşıyorlar. Yakın zamanda bazı kesimler bilgisayar hızının artık daha fazla artamayacağını söylemeye başladılar, çünkü çiplerde en küçük yapı artık birkaç atom büyüklüğünde. Yoksa meşhur Moore yasasının sonu mu geliyor? Gelişmelere göre cevap hayır.
HP Laboratuvarları'ndan Stan Williams bu sene Mayıs ayında 4. bir devre elemanını, memristörü, fiziksel olarak yapmıştı. Memristörün varlığı ise Leon O. Chua tarafından 1976 yılında ispatlanmıştı.
Memristör içinden geçen elektrik yükün miktarı ve yönüne göre direnci değişen bir devre elemanı. Memristöre güç kesildiği zaman memristör direncini hatırlayabiliyor. Bu da birçok uygulama için umut verici bir özellik.
Memristör yapı olarak bir kapasitöre benziyor. İki elektrot arasında bir yarıiletken film var. Yarıiletken filmdeki dopantlar bir yere birikmiş olduğu zaman, memristörün direnci artıyor. Dopantlar filme yayıldığı zaman ise, direnç düşüyor. Bu geçişi ise gerilim uygulayarak elde ediyorsunuz.
Memristörün ilk uygulamaları çıkmaya başladı bile. 21 Kasım'da yapılan ilk Memristör ve Memristör Sistemleri Konferansı'nda HP'den aynı takım memristörlerin çiplerle nasıl birleştirilebileceğini gösterdi. Böylece devreler daha az tranzistöre ihtiyaç duyuyor, bu da aynı alana daha fazla tranzistör sığmasını sağlıyor ve sonuç olarak bilgisayar hızı artıyor. Bu tip çiplere hibrid memristör-tranzistör çipleri adı takılmış.
Stay Williams'a göre memristör, 21. yüzyılın ilk yarısında bulunmuş en önemli elektrik aygıtı.
Kaynak: 1 , 2 , 3 , 4 (İngilizce video)
22 Kasım 2008 Cumartesi
Kuresel Isinmayı Nanoteknoloji Çözecek (!)
Fütürist Ray Kurzweil 2028 yılına kadar nanoteknolojinin küresel ısınmayı çözeceğini söyledi. Nanoteknoloji sayesinde tüm enerji ihtiyaçlarımızı yenilenebilir kaynaklardan karşılayabileceğiz.
"Nanoteknoloji sayesinde gitgide daha verimli güneş panelleri yapıyoruz. Güneş enerjisinin fiyatı da gitgide düşüyor ve güneş enerji kullanımı üsssel bir şekilde artıyor. 20 yıldır güneş enerjisi kullanımı 2 yılda bir iki katına çıkıyor. Bu da 16 yıl içinde güneşin tüm enerji ihtiyacımızı karşılayacağı demek."Bir başka alan ise enerji depolama. Kurzweil'e göre bu alanda da çok büyük değişiklikler olacak.
nanotürkiye notu:
1) Bariz olan birşeyi marka insanlar söyleyince daha önemli oluyor. Marka olmak böyle birşey.
2) Enerji kaynaklarında verimlilik artınca, kullanımın daha da çok arttığını söyleyen bir paradoks var: Jevons Paradoksu [İngilizce yazı]
Kaynak: 1
21 Kasım 2008 Cuma
4. Boyut ile Nano Dünyaya Bakışımız Değişecek
Kaliforniya Teknoloji Enstitüsü'nden 1999 Kimya Nobel Ödülünü sahibi Ahmed Zewail geliştirdiği yöntem ile artık atomları eş zamanlı olarak takip etmek mümkün. Altın ve grafit atomik hareketlerini anlatan makale bugün Science dergisinde yayınlandı. [Science dergisine üye değilseniz, atomik hareket filmlerini şu adresten izleyebilirsiniz.]
Zewail Nobel ödülünü femtokimyaya katkısından dolayı almış. Femtokimyayı femtosaniye (saniyenin milyon milyarda biri) aralıklarla lazer darbeleri ile atomarın moleküllere ve moleküllerin atoma dönüşmesini görüntüleme olarak tanımlayabiliriz. Daha fazla bilgi için Bilim Teknik'in yazısını okuyabilirsiniz.
Bu görüntüleme sisteminin patenti 2006 yılında Kaliforniya Teknoloji Enstitüsü'ne bağışlanmış.
Zewail'in elde ettiği görüntüler aslında sinemada kullanılan "freeze-frame" yöntemine benziyor.
Normalde elektron mikroskoplarında malzemeye hızlandırılmış elektronlar gönderilip, bir görüntü elde ediliyor. Zewail'in takımı gönderilen her elektronun, yörüngesini kontrol edebiliyor ve elektronları istenilen zamanda gönderiyor. Bu yöntem ultrahızlı "tek elektron" görüntüleme olarak terimleşmiş. Gönderilen her bir elektron sistemin bir femtosaniyelik aralıktaki durumunu oluşturuyor. Bu şekildeki milyonlarca resmi yanyana koyunca, atomların hareketleri bir film haline geliyor.

Araştırmacılar bu yöntemi şimdi hücrelerin yapısını öğrenmek için uygulayacaklar.
Kaynak: 1
17 Kasım 2008 Pazartesi
Bir Işık Kaynağı Olarak Karbon Nanotüpler
Not: Bu çalışmadan bahsetmemi Koç Üniversitesi'nden Mustafa Gündoğan istedi.
Kendisine lazer tutulduğu zaman bir seferde tek foton foton salan ışık kaynakları, kuantum optiği ve kuantum bilgisayarlar için çok önemli. Bu sistemlere örnek olarak atom, elmastaki azot boşlukları ve kuantum noktacıkları verilebilir.
Çok boyutlu malzemeler de ise bu özellik biraz daha az bulunuyor. Ne var ki, Physical Review Letters'in 27 Mayıs 2008 sayısında Alexander Högele, Christopher Galland, Martin Winger, ve Ataç İmamoğlu karbon nanotüplerin bu özelliğe sahip olduğunu göstermişler.
Kaynak: 1
15 Kasım 2008 Cumartesi
Tamamen Otomatik TTM
1981 yılında icat edildikten sonra nanoteknolojik gelişmeleri tetikleyen Tarama Tünelleme Mükroskoplarının bir diğer şekli olan Tarama Uçlu Mikroskoplar tamamen otomatikleştirildi.
Normalde bu mikroskopların kullanmak için çok tecrübeli olmak gerekiyor. Öğrencilerin bu mikroskobu kullanması için belirli bir süre eğitim verilmesi gerekiyor. Hatta UNAM'da da bu konuda eğitimler veriyor.
İşte bu zaman ve tecrübe sorununa çözümü, 2007 yılında kurulan Rus şirketi AIST-NT mikroskobu otomatikleştirerek buldu.
Mikroskobun adı SmartSPM. Mikroskop ile tarama parametrelerini girip, sivri ucu örneğe otomatik yaklaştırabiliyorsunuz. Tarama sistemini de ayarlayabiliyorsunuz. Mikroskop sayesinde işlerin optimizasyonu sayesinde zamandan tasarruf ediyorsunuz.

Mikroskobun eğitim amaçlı olarak kullanılması da düşünülüyor.
Kaynak: 1 , 2 , 3
Nanoteknoloji İçin Web 2.0
Nanoteknoloji alanındaki en büyük sıkıntılardan biri de standartlar. Nanoteknolojinin tanımı nedir? Hangi malzemeler nanomalzemelerdir? Nanomalzemelerin etkileri tam bilinmiyor, izin verilsin mi verilmesin mi? Bu tip sorulara cevap alınması çok önemli. Yoksa ortaya çıkacak bir tane kötü olay yüzünden, nanoteknoloji alanı gelişmeyebilir. Nükleer enerji, genetik gibi. Ve bunun sonunda da insanlık birçok imkandan mahrum kalabilir. Nanoteknolojiyi şimdinin interneti olarak görüyorum ben. Düşünün internet olmasaydı, nelerden mahrum olurduk?
Standart oluşturmak için ABD hükümeti ve Amerikalı bilimadamları Web 2.0'ı kullanmaya karar verdiler. Uluslararası bir wiki kurup, nanomalzemelerin sağlık, çevre ve güvenlik risklerini minimize etmeye çalışacaklar. Sitenin demosu NCI'da gösterilmiş. 2009'un başında da açılıyor. Dünya çapında birçok uzmanın görüşü alınıp, ona göre karar verilecek.
2007'de 147 milyar dolarlık ticari bir hacme sahip nanoteknolojinin, 2015'te 3 trilyon $'a ulaşması düşünülüyor. Ama önemli tabi, Türkiye'nin bu pazardaki payının ne olacağı.
Kaynak: 1
13 Kasım 2008 Perşembe
Nanoteknoloji Rusyada Liselere Girdi
Rusya'daki Çelyabinsk şehrindeki 31 No'lu liseye tarama tünelleme mikroskobu alınacak. Bu adımın amacı öğrencilerin teknoloji ile tanışması. Okulda mikroskobu kullanmayı bilen tek öğretmen var: Andrey Fokin. Mikroskop haftaya kullanılmaya başlanacak.
Böylece Rusya'da tarama tünelleme mikroskobuna sahip okul sayısı 3'e yükselmiş oluyor.
Mikroskobu herkes kullanamıyor. Öğrencinin bilgisayar ve matematikten 5 almış olması gerekiyor.
Ülkemizde de Nanomagnetics şirketi okullarda kullanılabilecek mikroskop üretme projesi üzerinde çalışıyor.
Kaynak: 1








